Tuesday, October 26, 2010

Saturday, October 23, 2010

hey you:)


Uzun bir ara veriyorum bloga, biraz dinleneceğim demek isterdim ama sanırım hiç dinlenemeyeceğim. 
Olsun dönüşüm güzel olacak bence:)
Ben gelene kadar summerize me için takipte olun. Arkadaş olarak eklemeniz yeterli.


Monday, October 18, 2010

Çantama organizer yaparken nasıl delirdim?:)


Selam sevgili mocha severler:)
Şımardım gördüğünüz gibi ama tamamen delirmemden kaynaklanıyor bu soytarılık:)Yoksa ben çok ağır başlı bir kızımdır :P
Delirmemin sebebi sadece anlatmak üzere olduğum organizerımsı şey değil. Neredeyse tüm hafta sonumu bir ödeve vermek ve zamanımın kalmadığını düşünerek stres yapmak başlıca nedenler arasında:)
Lafı uzatmadan başlayalım:)Aslında tüm fotoğrafları numaralandırmış ve hırsız sitelere karşı üstlerine isim yazmıştım ama yanlış hallerini yüklemişim ve bir daha uğraşmak istemedim:(
Tamam tamam başlıyoruz kızmayın:)

Friday, October 15, 2010

Chanel spring 2011 şemsiye

Bu yazımda şemsiye sorunumu anlatmıştım hatırlarsanız ama chanel 12den vurmuş gibi geldi.
Beni baya bi etkiledi bu şemsiye:)

Çok beğendim, pek beğendim:)

Bu arada summerize me projemizi hatırlayanınız var mı?
Kışa özel heyecanlarla döneriz belki ne dersiniz?
foto foto:)style.com, voguemag.tr

Thursday, October 14, 2010

annemi özledim:)

 Bu ne giydim postu değil aslında. Bir anket yapmıştım bir ara hatırlarsanız ondan çıkan sonuca göre de ne giydiğimi anlatacaktım ama sonra olmadı tembelliğim tuttu filan.
Ama bu giydiklerimi yazmak istedim, öyle süper ilham verici olduğundan ya da harika göründüğünden de değil sadece annemi özlediğimden:)
Çünküüüüü….

1) Hırka annemin üniversite yıllarından kalma kendisi örmüş ve kışın çok çok severek giyiyorum(boyum zaten kısa olsa da, boyumu olduğundan 100 kat kısa gösterse de:))

Sunday, October 10, 2010

erdem spring 2011/ kış gelmeden baharı özlemek:)


 Bahar 2011 koleksiyonları inceliyorum sabahtan beri…Bugün biraz daha ısınmış olsa da hava hala soğuk çünkü. Ve ben şimdiden ilkbaharı özledim.

Friday, October 8, 2010

boğaziçi yalnız bir okuldur

Sanırım söylemiştim bizim okul sonbaharda çok güzel olur.Çok sessiz, çok hüzünlü olur…
Bu blogun neye benzediği konusunda artık bir fikrim yok.Sizin var mı?Hala okumaya devam ediyor musunuz? Yoksa bu kız ne saçmalıyo mu diyorsunuz?


Wednesday, October 6, 2010

bu kadar dersi bünyem kaldırmaz:)


Tam 7 dersim var bu dönem. Hadi biri ispanyolca(bakmayın  böyle dediğie haftada 6 saat) diğerleri hep bölüm dersi. Programım onaylanınca ve masaüstüme arka plan olunca dank etti benim kafama. Şimdi kara kara düşünmekteyim ne yaptım ben diye. Ben ki 4 dersle bile başa çıkamayan bir insanım 7 ders benim neyime:(…Onun için sınavlar kapıya dayanmadan yazabildiğim kadar yazacağım bloga ama kasımdan sonra beni zor göreceksiniz buralarda.

Monday, October 4, 2010

peki gsk design week de ne yaptı?

Bol fotoğraflı bir post. Gsk Boğaziçi Üniversitesinin güzel sanatlar klubu. Aslında sadece tasarım bölümü olan üniversiteler kabul ediliyor design weeke ama bizim başvurumuzu da kabul ettiler bu sene.
Tabii ki tasarım öğrencilerinin teknik bilgisi ve imkanlarıyla yarışamayız ama bu fotoğraflara bakarken amatör ruhlu olduğumuzu ve hepsini kendi ellerimizle yaptığımızı unutmayın olur mu:)
Hazırlık aşamaları:)

Fikir hırsızlığı...kendi yazını aynen başka sitede görmek

Merhaba,
internetin güvenli bir ortam olmadığını hepimiz biliyoruz.Ama göz göre göre yapılan hırsızlığa da insanın siniri bozuluyor.Daha sabah yazıdığım design week yazısının aynısını akşamında başka bir sitede görmek   
hiç hoş değil.İzin isteseler link verseler hiç sorun değil hepimiz başka sitelerden ve bloglardan yararlanıyoruz sonuçta ama belli ahlak değerlerine sahip bir şekilde.Ayrıca bu sitenin sadece benim yazımı almış olması değil sorun bu kaçıncı aynı sitenin başka blog arkadaşlarımdan ve hatta bloglardan yazı aldığına şahidim.Tabii ki link vererek ekmeklerine yağ sürmek istemiyorum ama blogum koruma altında olduğundan en yakın zamanda işlem başlatma niyetindeyim.Onun için tek tek print screen yaptım. O diil de en çok o yazıyı yazmadan önce design weeke gidip tek tek gezinmem ve soğuktan donmama acıyorum. Bilseydim alırdım bir blogdan altıma da imzamı atardım.Oh hayat bana güzel:) Bunu da okuyorlardır bence.Mümkünse bunu da kopyalasınlar. Zaten sinirlenip saçma sapan bir yorum yazdım(bknz:aşağıdaki paragraf:))İinsan biraz oynar değiştirir ne bilim kırmızı yapar yazı rengini filan...Demekki hırsızlık böyle bişi utanmıyorsun yaptığından. Gerçi şimdi diceksiniz ki ne yaygara yaptın bi yazı için ama bir de şöyle düşünün bu ülkede o kadar çok fikir hırsızlığı yapılıyor ki bu sadece küçük bir örnek ve biz tepki göstermedikçe de devam edecek. Normal sayılacak. 


...bu benim yazım ve benim blog yazılarım korunuyor.en kısa zamanda bu konu hakkında nasıl bir işlem yapacağıma karar vereceğim.Bunu bu sitede kaçıncı kez görüyorum.birinden rica ederseniz sizin için yazarlar.bu yaptığınıza kısaca hırsızlık diyoruz.bunu da yayınlamayacağınıza eminim ama farkedilmediğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz.

Sunday, October 3, 2010

istanbul design week 2010 notları part 2


Design week de en çok beğendiğim stand Kale Tasarım Merkezinin şeffaflık sergisi oldu. Gamze Güven, Erdem Akan, Aslı Kıyak İngin, Aysun Altındağ-Meltem Maralcan, Demir Obuz/Seman Obuz/Mehtap Obuz/Nil Deniz/Funda Merter, Mehtap Elaidi, Tamer Nakışçı ve Orhan Irmak’ın şeffaf tasarımlarının sergilendiği sergi de, Truva destanını eleştiren bir yaklaşımla, hayatın her alanında “şeffaflık” teması üzerinden yola çıkılmış.
Bugün design weekin son günü hadi evde oturup durmayın gidip bir göz atın:)

Saturday, October 2, 2010

teddy bear dı teddy mause oldu:)

 Design week için tasarladığım hikaye kitaplarının yanında dursun diye yapmaya başlamıştım ama ne hikaye kitaplarını ne de bu garip hayvancığı bitirebildim. Aferim bana, tam benlik bir hareket:)
Aslında hayatımda çıkardığım ilk kalıp bu. Tam hatırlamıyorum ama 4yıl önce filan çıkarmıştım galiba. O zaman bilmiyordum malesef, dikiş payı bırakmadan kesmişim sonra bir kenara atıvermiştim. Yeni buldum kesilmiş parçalarını ve bulmaca çözer gibi ne nereye gelir diye düşünüp durdum(hiç bir şey yazmamışım kalıplara:))Saatler sürdü sanırım birleştirmek. Küçücük parçalarla uğraşmak da ayrı dert. Sanırım kafasının bir parçası eksik olduğundan bildiğimiz teddy bear kafalarına benzemedi:) Fare gibi bişi çıktı ortaya. Ama eğlenceli bir arkadaş kendisi:) Gözleri filan da olunca daha iyi bir şeye benzeyecek diye umuyorum.

Faremin resimlerini çekmeyi unutmuştum aslında ama sevgili laçinin yeni doğacak bebeği için yaptığı bu tavşanı görünce aklıma geldi:) Benim ki biraz kapadayı fare onun ki ise sevimli bir piglet:)beğendiniz mi?:)

not:design week haberlerine yarın devam edeceğim. Buralarda olun:))

design week 2010 notları part-1

Merhaba:)
Bir önceki yazımda önerilerinizi istemiştim.Gelen mailler için teşekkür ederim.Hemen uygulamaya başlamayı planlıyorum.Çok yoğun bir haftanın ardından yatağıma oturmuş üstüme yorganı çekmiş(soğudu havalar baya dimi:)) Melik kız sayesinde elimde olan laptopıma eklenecek programlarla uğraşıyorum ve gerçekten mutluyum grundy de ayaklarımın dibinde uyukluyor bence o da mutlu:).